Skip to content

CİNLERE BAKIŞINIZ DEĞİŞECEK! (Cinlerle Yapılan İllüminati Konuşması)

06 Temmuz 2013


Cinlerle yapılan bu görüşme cinler hakkındaki bakış açınızı değiştirecek.

Aşağıdaki videoda Tunuslu-Amerikalı Halima Abdurrauf‘un yakaladığı bir cin ve onun tapınağının yöneticisi olan ifritle yaptığı görüşmeyi izleyebilirsiniz.

Görüşmede dikkatimi çeken şey anlatılanların Kuran’da cinler hakkında yazılanlarla zıt olmaması. Öyle ki bu insan-cin sohbeti ayetlerde aynen anlatıldığı şekilde cereyan ediyor.

Öncelikle Kuran’ın cinler hakkında söylediklerini biliyorsanız konuyu daha iyi yorumlayabilirsiniz. Bu yüzden videoya geçmeden önce ilgili tüm ayetleri gruplandırarak istifadenize sunuyorum.

http://derinmillet2023.files.wordpress.com/2013/07/cinlere-bakisiniz-degisecek.jpg?w=497

(VİDEO BELGESEL)


CİNLERİN YARATILIŞI

Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım. (51/56)

Allah insanı, pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı. Cinleri de yalın bir ateşten yarattı. (55/14-15)

Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık. Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık. Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti. Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler. Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı. (15/26-31)

Hani biz meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir! Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Saptıranları da hiçbir zaman yardımcı edinmiş değilim. (18/50-51)

Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah’ın huzuruna getirileceklerini bilirler. Allah onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. (37/158-159)


CİNLERİN İNSANLARA GÖRÜNMESİ

Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı. (27/17)

Süleyman, “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (Sebe Kraliçesi Belkıs’ın) tahtını getirebilir? Cinlerden bir ifrit, “Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi. Kitaptan bilgisi olan bir zat da, “Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm” derken, Süleyman tahtı yanında yerleşmiş halde gördü… (27/38-40)

Süleyman’ın emrine de, sabah esmesi bir ay, akşam esmesi de bir ay olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa ona alevli ateş azabını tattırırız. Cinler Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davûd ailesi şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır. Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı. (34/12-14)

Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur. (55/56)

Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur. (55/74)


CİNLERE TAPMAK VE ONLARLA BİRLİKTE ÇALIŞMAK

Onlar, Allah’a cinlerden de ortak koştular. Halbuki onları yaratan O’dur. Bilgileri olmadan O’na oğullar, kızlar uydurdular. O’nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedir. (6/100)

(Allah), onların hepsini topladığı gün, cinlere: “Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız” der. İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: “Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık”. Allah da:”Sizin durağınız cehennemdir. Orada, Allah’ın dilemesi müstesna, ebedi olarak kalacaksınız” der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi bilendir. (6/128)

Onlar da: “Seni tenzih ederiz. Bizim onlara karşı sığınacak velimiz sensin. Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı. Çoğu onlara inanmışlardı.” diyecekler. (34/41)


CİNLERİN DÜŞMANLIĞI

İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları iftiralarıyla baş başa bırak. Bir de (şeytanlar), ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin, onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye (bu fısıldamayı yaparlar). (6/112-113)

Ey Muhammed! De ki: “Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur’ân’ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir.” (17/88)

De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.” (114/1-3)


CİNLERİN İMAN SORUMLULUĞU VE CEHENNEM AZABI

Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, “Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler. Dediler ki: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Mûsâ’dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik. Ey kavmimiz! Allah’ın dâvetçisine uyun, ona iman edin ki, günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın.” (46/29-31)

(O gün Allah şöyle diyecektir:) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler. (6/130)

Allah onlara: “Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!” der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: “Rabbimiz ! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver”. Allah der ki: “Herkesin azabı kat kattır, fakat siz bilemezsiniz”. (7/38)

Ancak Rabbinin rahmetle yarlığadığı kimseler başka. Onun içindir ki, onları yarattı. Ve Rabbinin “Andolsun ki cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım” sözü böylece tamam oldu. (11/119)

İnkâr edenler: “Ey Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi doğru yoldan saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım, böylece cehennemin en altında kalanlardan olsunlar.” diyeceklerdir. (41/29)

İşte onlar kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları içerisinde haklarında azab vaadi hak olmuş kimselerdir. Onlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. (46/18)


CİNLERİN GÜÇLERİ

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresinden geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Ama Allah’ın verdiği bir güç olmadan geçemezsiniz… Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız. (55/33,35)

Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman… İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak… Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar. (55/37,39,41)


CİN SURESİ

1,2. De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”
3. “Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk.”
4. “Demek bizim beyinsiz olanımız Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş.”
5. “Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”
6. “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.
7. “Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah’ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.”
8. “Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.”
9. “Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur.”
10. “Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?”
11. “Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz.”
12. “Muhakkak ki biz Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık.”
13. “Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar.”
14. “Kuşkusuz içimizde müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Kim müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır.”
15. “Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.” (72/1-15)


İBLİSİN ORDUSU DEŞİFRE OLDU

“İnsanlardan korkmayın, Benden korkun! Ayetlerimi az bir bedele değişmeyin. Her kim Allah’ın indirdiği ile hüküm vermezse, işte onlar kafirlerin ta kendileridir.” (Maide 44)

- Size “Yakalama”yı sunacağız. “Yakalama” bir cini yakalayıp İslam’a davet etmektir. İnsan cinle nasıl konuşabilir? Birisi ele geçirildiğinde, kriz geçirir ve cin onun ağzından konuşur. İyileştiğinde cinlerin dünyasına bir açıklık kalır. Böylece onlar Allah’a dua ederek yakalanabilir.

“Nerede olsanız, Allah hepinizi getirir. Allah her şeye gücü yetendir.” ayeti okunur. Böylece cinler gelir. Onların gelmesi için fazla şey söylemeye gerek olmadığını farkettik. Sadece ayeti söylemek yeterli.

İnşallah size bir şey göstereceğiz. Kamerada göstermeyeceğimiz birisi var. Oğlu, “Malba” yani Hindu olan bir kızla arkadaş. Ve o kız Hindu dinini terketmek istiyor.

Ama hoca eğer dinini terkederse 5.000 EURO ödemesi gerektiğini, yoksa çok sorunla karşılaşacağını söylemiş. Aynı zamanda oğlan da korkuyor, çünkü bu kızı isteyen diğer birçok “Malba” (Hindu) erkek var. O, bu erkeklerin kendisine büyü yapmalarından korkuyor. Bu yüzden bu olayla ilgili tüm cinleri araştıracağız inşallah.

“Euzubillahimineşşeytanirracim.” (Taşlanan ve kovulan şeytandan Allah’a sığınırım.)

“İnne veliyyiyallahüllezı nezzelel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn.” (“Şüphesiz ki, benim koruyanım Kitab’ı indiren Allah’tır. Ve O bütün salih kullarını görüp gözetir.” 7 Araf /196

(Hoca önce olası tehlikelerden korunmak için Allah’a dua ederek başlıyor.)

“Eyne mâ tekûnû ye’ti bikumullâhu cemîâ, innallâhe alâ kulli şey’in kadîr.”

(“Nerede olsanız, Allah hepinizi getirir. Allah her şeye gücü yetendir.” Bakara/148)

(HOCA) – Merhaba. Kızla mı birliktesin, yoksa hocayla mı? (Hemen cevap gelmeyince hoca ayetler okumaya devam ediyor.)

(CİN) * Hocayla!

- Hocayla mı? Bize o dinden bahset. Malba dini nasıl çalışır?

* İnsanlarla oynuyoruz.

- İnsanlarla oynuyor musunuz?

* Evet.

- Evet diyor bana.

* Onların yaptığı tüm kurbanlar biz cinler için.

- Sadece cinler için mi? Allah veya ataların ruhları için değil mi?

* Hayır! Hayır! Onları biz yemek zorundayız.

- Yani Allah’mış veya atalarıymış gibi mi davranıyorsunuz?

* Evet.

- Ama tüm bunların arkasında siz varsınız, değil mi?

* Evet.

- Ve böylece insanlar size tapıyor, değil mi?

* Evet.

- Bunun karşılığında siz onlara ne veriyorsunuz?

* Biz onlara hiçbir şey vermiyoruz.

- Hiçbir şey mi? Tamam. Siz bundan ne kazanıyorsunuz?

* Yiyecek.

- Bu sadece sizi beslemek için mi?

* Ve onlarla eğlenmek için.

- Tamam. Senin İblis’le bağlantın nedir?

* O (İblis) bizim babamızdır.

- O sizin babanız mı?

* Evet.

- Yani siz Şeytan mısınız?

* Evet.

- Yoksa İfrit mi?

* Hayır, tapınaklarda sadece bir ifrit var.

- Her tapınakta bir ifrit mi var?

* Evet.

- İfrit’in görevi nedir?

* O bizi izler. Babamızın (Şeytan’ın) işinin onun istediği gibi yapılmasını sağlar.

- İfrit, İblis’le diğer cinlerin birleşmesi sonucu oluşur. Şeytanlar İblis’in soyudur.
Allah’ın şu sözünde bildirdiği gibi: “Beni bırakıp onu ve soyunu mu dost ediniyorsunuz?” (Kehf/50)

- Yani Şeytanlar ve İfritler İblis’in soyundandır.

(Bildiğimiz Şeytan’ın asıl adı “İblis” veya “Azazil”dir. Kuran’da bazı sapkın insanların cinlere tapmakta oldukları,
kimi zaman kandırıldıkları, cinlerin de bu yüzden kendilerini tanrı gibi büyük görüp azdıkları ifade edilmektedir.)

* (Cin videoya kaydedildiğini anlayınca korkuyor.) Siz ne yapıyorsunuz? Bu insanlar burada ne yapıyor? Ve neden bizi kaydediyorlar?

- Malba dinini, bu kadının halini ve diğer şeyleri açıklamak için, vidyoyu internete koymak için kaydediyoruz.

* Bizim işimizi bozmak istiyorsunuz, değil mi? (Cin kızıyor.)

- Aslında senin Cehennem ateşinden kurtulmanı istiyorum ki böylece Cennet’e girebilesin.

* Cehennem’e girecek olan sizsiniz.

- Gerçekten mi?

* Cehennem sadece insanlar için yaratıldı. (Kuran’da Cehennem’in cin ve insanlar için yaratıldığı yazmaktadır. Bkz. Secde/13)

- Gerçekten mi? Bunu sana kim söyledi?

* Zuzula söyledi.

- Zuzula mı?

* Evet.

- Kimmiş bu Zuzula?

* Tapınağımızın ifriti.

- Tamam, Zuzula’yı çağıralım.

- “Eyne mâ tekûnû ye’ti bikumullâhu cemîâ, innallâhe alâ kulli şey’in kadîr.”

(“Nerede olsanız, Allah hepinizi getirir. Allah her şeye gücü yetendir.” Bakara/148)

(Cin tekrar çığlıklar atıyor.)

- Merhaba. Zuzula, sen misin?

(Hoca artık Zuzula adlı ifritle ile konuşuyor.)

* Bana ne büyüsü yaptın?

- Seni Allah’ın sözüyle çağırdık. “Nerede olsanız, Allah hepinizi getirir. Allah her şeye gücü yetendir.” ayetiyle.

* Sen kimsin?

- İsmim Abdurrauf. Hiç duydun mu beni?

- Şok olmuş gibisin Zuzula?

(Cin çok şaşırmış ve susuyor. Kurtulmak istiyor gibi.)

- Tamam Zuzula, seni çağırdım çünkü…

* Buradan gitmek istiyorum, gitmeme izin ver.

- Ama önce konuşmamızı bitirmeliyiz.

* Seninle konuşmak istemiyorum.

- Benimle konuşmak istemiyor musun?

* Hayır, yaklaşma bana.

- Sana yaklaşmamı bile istemiyor musun?

* Hayır.

- Benden korktuğunu söylemiyorsun, değil mi?

* Hayır, senden değil. Senden çıkan şeyden.

- Benden çıkan bir şey mi var? (Hoca ne çıktığını merak edip kendi üstüne bakınıyor.)

* Evet.

- Nedir o?

* Bir çeşit… Eğer sana yaklaşırsam eririm. (İnliyor.)

- Erir misin? Bekle, bir şey deneyelim, bak.

- “Ey ateş, İbrahim’e serin ve selamet ol dedim.” (Hoca cini serinletmek için Enbiya/69 ayetini okuyor.)

- Şimdi iyi mi?

* Benden uzak dur. Olduğun yerde kal.

- Hayır, hala yakıyor mu söyle. Sana bir şey yapıyor mu? (Dokunmaya çalışıyor.)

- Şimdi sana bir şey yapmıyor, değil mi? Öyleyse konuşabiliriz. Anlat bana Zuzula, orada olan şeytan, senin ona Cehennem’in sadece insanlar için olduğunu söylediğini anlattı. Doğru mu bu?

* Hayır, elbette öyle değil.

- Yaa, onları kandırdın mı yoksa?

* Yoksa istediğimiz gibi çalışmazlar.

- Tamam Zuzula. İblis’le senin bağlantın nedir?

* Ben onunla doğrudan bağlantılıyım.

- Tamam. Sen ona faaliyetlerinin hesabını mı tutuyorsun.

* Evet.

- Ona bir liste mi veriyorsun?

* Evet, elbette.

- Kimlerin listesi?

* Kurban veren ve ayin yapan herkesin listesi.

- Tapınağa gelip kurban vermek isteyen herkesin listesi ve hepsi. Sen onların isimlerini listeye koyuyorsun ve İblis’e götürüyorsun, değil mi?

* Evet.

- Sonra bunun karşılığında İblis sana ne veriyor?

* Ooh! Onun tahtında tüm gece oturabiliyorum!

- Vaay! Sana tacı da veriyor mu?

* Evet.

- Hiç tacı aldın mı?

* Hayır.

- Yani tacı hiç almadın.

- Peygamberimiz Rasulullah der ki: “Her gece Şeytanlar toplanır, her biri faaliyetini anlatır. Ve İblis en fazla kötülük yapana o gece tacını verir.”
Ama bu ifrit tacı hiç alamamış.

- İblis’e verdiğin liste nedir?

* Sizin dünyanızdan kaybolanlar.

- Bizden sapıtanlar ve İblis’in dinine girenler mi?

* Evet.

- İblis’e boyun eğenler mi?

* Evet. Bu, o can çekişirken bizim en zayıfımızı onu saptırmak için göndermesi amacıyladır.

- Bu yüzden o bu listeyi saklıyor ve her birinin ölümünde ona birisini gönderiyor ki, o kafir olarak ölsün.

* Onun sahip olduğu inanca göre.

- Kaçınız İblis’e bu tarz rapor sunuyorsunuz Zuzula?

* Biz çok fazlayız. Tapınaklar olmasa, büyücüler var.

- Tapınaklar olmasa, büyücüler mi?

* Evet.

- Büyücüler olmasa, Mevlana değil mi?

(Cin başını eğip susuyor.)

* Tüm bunları nasıl biliyorsun?

- Senden ipucu alarak. Mevlana olmasa, Marabular değil mi? Marabular olmasa, hocalar değil mi?

* İllüminati’yi biliyor musun?

- Hey! Onu duymuştum. İnternette konuşuyoruz onun hakkında. İllüminati nedir?

* O, babamın oluşturabildiği en büyük proje.

- Vaay! Anlat onu bana!

(Cin inliyor.)

* O, babamın sahip olduğu en büyük, en büyük, en büyük güç. Er veya geç, onun oğlu muhteşem gelecek.

- Onun muhteşem oğlu mu gelecek?

* Evet.

- Kimden bahsediyorsun?

* Deccal.

- Deccal mi?

* Evet.

- Yani İllüminati, Deccal için mi hazırlık yapıyor?

* Evet, evet, evet.

- İllüminati’nin İblis’le herhangi bir anlaşması var mı?

* Elbette. En alttan en üst dereceye kadar.

- Tamam Zuzula, bize gerçekten birçok şey öğrettin.

* Ben çok şey biliyorum! Hah hah hah! (Cin gülüyor.)

- Vaay! Başka neler biliyorsun Zuzula?

* Babama söyleme, yoksa sahip olduğum her şeyi alır.

- Tamam, öyleyse kulağıma söyle.

* (Cin eğilerek Hoca’nın kulağına söylüyor.) Yani cumhurbaşkanları, krallar, özellikle arap ülkelerinde çok, çok, çok var. Biz onlarla birlikteyiz.

- Siz onlarla birlikte misiniz?

* Evet.

- Onlar sizin için ne yapıyor?

* Bir çok kurban. Çok, çok, çok fazla.

- Vaay! Ne gibi örneğin?

* İnsan öldürüyorlar. En iyi, en büyük kurban bir bebek öldürmektir. (Gangnam dansının bebek ezme ritüeli olduğu hakkında aşağıdaki habere göz atabilirsiniz.)

- En iyisi bir bebek öldürmek mi?

* Evet.

- Zuzula, bugün bizi gerçekten mutlu ettin.

* Evet.

- Allah’ın adıyla müslüman olmayı kabul eder misin?

* Hayır. Sonra bana utanç mührünü vuracaksın. İstemiyorum.

- Utanç mührü mü?

* Evet.

- O nedir?

* Seni her yerde takip eden bir çeşit ışık. Ondan hiç istemiyorum. Yoksa babam ihanet ettiğimi anlar.

- Ama neden utanç? Işık değil mi o?

* Hayır, hayır, o bir utanç.

- Ey Allah, ona aydınlığın gerçeğini göster!

“Ey insanlar Allah’ın sözü gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın aldatıcılar Allah ile aldatmasın. Şeytan sizin düşmanınızdır. Siz de onu düşman edinin. O, taraftarlarını cehennemliklerden olmaya sürükler. Küfre girenlere şiddetli azap vardır. İman edip salih ameller işleyenlere ise bağışlanma ve büyük mükafat vardır.” (Fatır 5-7)


Diğer haberler:

ABDURRAUF HOCANIN HIRİSTİYAN CİNİ MÜSLÜMAN YAPMASI
http://www.youtube.com/watch?v=TeHxEKDokcM

GANGNAM DANSI BEBEK EZME RİTÜELİ Mİ?

http://turkiyeninkurtulusu.wordpress.com/2013/01/15/gangnam-style-cocuk-kurban-etme-dansi-mi/

ŞEYTANIN İPODLARI VE KORUNMA YOLLARI

http://www.hakanyilmazcebi.com/?sayfa=oku&id=48

İSRAİLİN CİNLERLE İSTANBULU İŞGALİ

http://turkiyeninkurtulusu.wordpress.com/2012/11/17/israil-in-cinlerle-istanbul-u-isgali/

About these ads

From → Metafizik

Yorum Yapın

yorum yazabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: